|
Evet
bismillah
deyip bu
yaratıkları
tanımaya
başlayalım.
Bir kere
şunu
kesinlikle
ama
kesinlikle
aklınızdan
çıkarmayın:Bu
kız
milleti
her daim
dokunsan
ağlayacak
gibi
yaşar.Yani
sürekli
bi
sorunları
vardır,ya
aileleri
onları
anlamıyodur,ya
güzel
değillerdir,ya
abileri
sürekli
onları
baskı
altında
tutuyordur
yada
sırf
sorunlu
gözükmek
için bi
sorunu
varmış
tribi
yapıyordur.
Peki
burda
biz ne
yapıyoruz?Tabi
ki biraz
psikologluk
oynuyoruz.Biraz
sonra
Nasıl
Karizma
Yapılır
bölümünde
de
inceleyeceğimiz
üzre siz
zaten
kıza
karizma
yapmak
için
mutlaka
psikoloji
ve
felsefeyle
ilgilendiğinizi
ona
söyliyceksiniz.
Bu ilk
adım.Sonrada
gidip
kızı
teselli
eden
centilmen
dost
tribine
yatacaksınız.Ama
centilmen
olmanız
bu
durumda
pek işe
yaramaz
o yüzden
kızın
karşısında
zihin
okuyan
bi tip
gibi
gözükmeniz
lazım.Bunu
nasıl
yapacağınızı
da
anlatıyorum?
Neden
çünkü bu
siteyi
siz
abaza
kardeşlerime
bir
hizmet
olsun
diye
kurdum.
Ama önce
kız
psikolojisi
ve
kızların
tarihsel
gelişim
süreçlerine
bir
bakalım.
Bu kız
psikolojisi
öyle
menem
bir
şeydir
ki üstat
Freud
bile
kızların
psikolojisini
çözemediği
için
intahara
teşebbüs
etmiştir.
Ama
sonunda
azmedip
bunların
psikolojisini
çözmeyi
başarmıştır.
Freud'da
bir çok
erkek
gibi
abazaydı.
Hayatını
anlattığı
kitabındaki
şu
cümleler
her şeyi
çok iyi
açıklar
"...En
uysal
kadın
hastalarımdan
birini
çektiği
acılardan
kurtarmıştım
o gün,
hipnozla
sağlamıştım
bunu ,
hastamın
krizlerini
geçmişteki
nedenlerine
bağlayınca
bu çok
zor işi
başarmıştım.
Ve
hastam
uyanır
uyanmaz
kollarını
boynuma
dolamıştı.
Tam o
sırada
bir
hemşirenin
beklenmedik
bir
şekilde
içeri
girişi,
aramızda
tatsız
bir
soğukluğu
önlemiş
oldu;
ama
ikimizde
o gün
hipnoz
tedavisine
son
vermeyi
kararlaştırdık.
" Bu
satırlar
tamamen
Freud'dan
alıntıdır.
Dediğimiz
gibi
kızların
beynini
okuyacaz
ama kız
psikolojisini
tam
anlamıyla
özümsememiz
lazım.
Bakın bu
kız
milleti
biz
erkeklerden
tamamen
değişik
bir
düşünce
sistemi
içerisindedir.
En
önemli
özellikleri
gruplaşma
ve bir
şey
yaparken
bu gruba
güvenmektir.
Bu
kızların
hepsi
kendilerine
gruplar
oluştururlar.
Diğer
gruplar
tarafından
dışlanmış
kızlar
uyuz
olup
kendilerine
başka
bir grup
kurarlar.
Ülkemizde
metrekareye
8 kız
grubu, 6
rock
grubu
düşmektedir.
Yani
bunlar o
kadar
çeşitlidir
ki
bunları
tanımlayıp
sınıflandırmak
,
rockçıları
tanımlayıp
sınırlandırmaktan
çok çok
daha
zordur.
:))))
Ama biz
kızları
belli
durumlarda
verdikleri
tepkilere
göre
sınıflandırmaya
çalıştık.bu
sınıflandırmayı
bir
sonraki
bölümümüzde
inceliycez.
Şimdi
gelelim
kızların
beynini
okuma
yöntemlerine
Bir kere
şunu
asla ama
asla
unutmayın:dünyadaki
hiçbir
varlık
beyin
okuyamaz.
Ama siz
kızların
beyinsiz
olduklarını
zaten
biliyorsunuz.
:))))) O
yüzden
telaş
yapmanıza
hiç
gerek
yok.Bu
kızların
hepsinin
düşünme
stilleri
aynıdır.O
yüzden
vereceğimiz
taktikleri
uygulayarak
kızın
gözünde
bir anda
beyin
okuyan
dahi bir
psikolog
konumuna
gelebilir
ve kızı
tavlama
olayını
rahatlıkla
aşabilirsiniz.
Bu
salakların
daha
öncede
söylediğimiz
gibi
mutlaka
ama
mutlaka
bi
sorun(!)ları
vardır.Şimdi
tavlamak
istediğiniz
kızın
sıkkın
olduğu
bir
zamanda
yanına
gidin ve
"Sıkkın
gözüküyorsun,hayırdır"
diyin.Kız
size
sıkkın
olduğunu
daha da
belli
etmek
için
hemen
"yok
bişey
yaaa!!!"
diye
cevap
verecektir,neden?Çünkü
bunlar
salaktır.
Sorunlu
olmayı
karizma
zanneden
bi
salaktan
daha ne
beklenebilir
ki.
Neyse
siz
kızın bu
cevabı
karşısında
"İyi o
zaman
demiycek
kadar
zeki
olduğunuz
için
hemen
"Sanırım
senin
konuşacak
birisine
ihtiyacın
var"
diyin.Kızın
yüz
şeklinin
sıkkın
ve trip
yapacak
birine
ihtiyacı
olduğunu
belli
etmek
için
daha bir
buruştuğunu
ve
tamamen
sessizliğe
gömüldüğünü
farkeder
farketmez
"Bak
bana
istediğin
her
şeyi,
anlatabilirsin
hem ben
son 4
senedir
psikoloji
eğitimi
alıyorum,yani
bir
psikologdan
eksik
bir
yanım
yok"diyin.Kız
böyle
bir trip
anındayken
asla
"Say lan
okuduğun
psikoloji
kitaplarını"
diye bir
şey
sölemez.Yani
bu
planınınızın
tutması
için
yeterli
bir
cümledir.Şimdi
aklınızdan
çıkarmamanız
gereken
diğer
konuya
gelelim.
Kızlar
bu
tripleri
sadece
ve
sadece
dikkat
çekmek
için
yaparlar.Sürekli
olarak
"Kimse
benle
ilgilenmiyo,kimse
beni
anlamıyo"
diye
düşünüp
etrafındakilerin
dikkatini
çekmeye
çalışırlar.
Amaçları
birinin
gelip
kendilerinin
kaprislerini
çekmesini
sağlamaktan
başka
bir şey
değildir.
Ama siz
gidip
kızın
yanına
onla
konuşmaya
çalıştınız
diye
kızın
sizinle
konuşacağını
sanıyorsanız
yanılıyorsunuz.
Üzgünüm
ama asla
böyle
bir şey
yapmazlar.İşte
bu
yüzden
sizin
olayınız
beyin
okumak.Kızların
hangi
durumlarda
hangi
tepkileri
verdiklerini
öğrenebilmek
için
yıllarımı
harcadım
ama
değdi.Alın
size en
baba
beyin
okuma(!)
yöntemleri.
Siz
kızın
yanında
olağanüstü
insan
tribi
çizeceksiniz.O
yüzden
kız
söylemeden
şıp diye
durumu
anlayıp
sorunu
çözün.Bunun
için
"Dur
tahmin
edeyim..."
cümlesiyle
başlayın
ve
ikinci
kuralımızı
uygulayın
ve
uydurun.
Ya
tutmazsa
gibi bi
kaygınız
olmasın.Zira
uyduracaklarınız
yüzdesi
yüksek
şeyler
olacak.
İkinci
cümleniz
her
zaman
"Kimse
seni
anlamıyor,değil
mi?"
olsun.Kız
kesin
onaylayacaktır.
Kız
onayladıktan
sonra
her
zaman
"Neden
sorunun
ne
olduğundan
bahsetmiyorsun?"
olsun.Kız
kesinlikle
gerçek
sorundan
bahsetmeyecektir.Çünkü
ortada
sorun
falan
yoktur.amaç
triptir.Ve
kızlar
bu tribe
girmeden
önce
"Ulan bi
tribe
giriyoz
ama
birisi
gelip
sorarsa
ne
diycem?"
diye
düşünmezler.O
yüzden
kızın
size
vereceği
en
mantıklı
ve tek
cevap
"Bilmiyorum,ya"
olacaktır.Dikkat
edin kız
size
bunları
söylerken
yüzünüze
bakmaktan
şiddetle
çekinir.Ve
sürekli
etrafındaki
şeylerle
uğraşır,kağıt
yolar,sigara
üstüne
sigara
yakar ve
tam bu
esnada
sizin
hakkınızda
bilinçaltında
bir
fikir
oluşturur.
"Sanırım
herkes
senin
üzerine
geliyor.Kendini
bu ağır
baskının
altında
ezilmiş
ve
çaresiz
hissediyorsun."
diye
devam
edin.İşte
bu cümle
önceden
düşünüpte
kendine
bir
sorun
bulmamış
olan bu
salaklar
için çok
güzel
sanal
bir
sorundur.Kız
sizi
derhal
onaylar
ve "uffffff
niye her
şeyin
sorumlusu
ben
oluyormuşum
sanki?"
diye
size
trip
atıyor
olduğunu
iyiden
iyiye
belli
eder.
Sorunu
yaratan
siz
olduğunuza
göre
çözecek
olanda
sizsiniz.Şimdi
soğukkanlılığınızdan
hiç
taviz
vermeyerek
"Ailenle
aran
nasıl"
diye
sorun."Hiç
sorma,
beni hiç
anlamıyolar,neymiş
ben
şöyleymişim,böyleymişim,
hep
suçlu
benim
zaten"
tribine
girmemesi
mucize
olacaktır.
"Bak
hepimizin
ailemizle
sorunları
var,ama
onları
suçlarken
onların
senin
yaşında
olmadığını
ve senin
gibi
düşünemeyeceklerini
asla
aklından
çıkarma.Seni
anlamalarını
beklemen
bile çok
büyük
bir
hata."
diyerek
konuşmanızı
sürdürün.Bu
sırada
kız
sürekli
sizi
onaylayacak
ama asla
ve asla
sizi
dinlemeyecektir.Siz
konuşurken
kızın
dikkat
ettiği
tek şey
sizin
ses
tonunuz,
hareketleriniz
ve
onunla
ilgileniyor
oluşunuzdur.Bu
yüzden
konuşmanın
bu
kısmında
olabildiğince
uydurun.Kız
zaten şu
sıralarda
sizden
hoşlanmaya
başlamıştır.Sizin
olayınız
garantilemek.
Kız
biraz
konuştuktan
sonra
çok feci
rahatlayacak
ve size
gülümsemeye
başlayacaktır.Evet
işte
başardınız.Kızın
kafasında,"hem
yakışıklı,hem
kültürlü,
hem de
beni
anlıyo,daha
ne
istiyim
yaaa"
izlenimini
bırakmayı
başardınız.Şimdi
de bu
izlenimi
daha da
güçlendirmek
için şu
cümleyi
kurun"Bak
ben her
zaman
yanındayım,bi
sorunun
olduğunda
bana gel
hem
dostlar
bugünler
içindir,senin
için
elimden
ne
geliyosa
yaparım
" diyin.
Bravo!Kız
artık
kendi
trip ve
kaprislerine
katlanacak
birini
buldu.Artık
her gün
sırf siz
yanına
gidip
konuşun
diye
trip
yapmaya
başlayacak.Sizde
bunu
bildiğiniz
için her
gün kıza
uyduruk
problemler
yaratıp
çözecek
ve kızın
aklını
başından
alacaksınız.
Bunları
her kıza
uygulayabilirsiniz.Sorun
çıkmayacaktır
emin
olun. Bu
taktikleri
öğrendiğinize
göre
artık
kız
hakkında
her
türlü
bilgiyi
toplayabilirsiniz.
KIZLARLA
ARKADAŞLIK
KURMANIN SIRLARI
Pek çok
insanın
öncelikli
hayalleri
arasında
mutlu ve
sağlıklı
bir
birlikteliğe
sahip
olmak
var.
Ünlü
psikolog,
yazar ve
sosyal
bilimci
David
Niven,
son
kitabı 'The
100
Simple
Secrets
of Great
Relationships'
te
(İnsan
İlişkilerinin
100
Sırrı)
mükemmel
bir
ilişkiye
ulaşmanın
sırlarını
açıkladı.
Marie
Claire
dergisi
bu özel
sırları
derledi..
Yaptığı
araştırmalar
nedeniyle
Ohio
Devlet
Üniversitesi
ve
Harvard
Üniversitesi
tarafından
birçok
kez
ödüle
layık
görülen
ünlü
yazar
David
Niven
mutlu
ailelerin,
sağlıklı
ve
başarılı
insanların
100
sırrından
sonra
'İnsan
İlişkilerinin
100
Sırrı'
adlı
kitabıyla
mutlu ve
sağlıklı
bir
beraberliğe
giden
yolda,
atılması
gereken
adımları
okuyucularıyla
paylaşıyor.
KIYASLAMA
YAPMAYIN
Niven'in
mutluluğa
ulaşmak
isteyenlere
kıyaslama
yapmaktan
kaçınmalarını
öneriyor.
Hayatımızı
başkalarınınkiyle
kıyaslamak
onu
değiştirmez.
Ancak
yazara
göre
kendi
hayatımız
ile
ilgili
nasıl
düşündüğümüzü
değiştirir!
Nitekim
bir
arkadaşımızı
mükemmel
bir
ilişkinin
keyfini
sürerken
gördüğümüzde
kendi
ilişkimizi
sorgulamaya
başlıyoruz.
Sorunlar
yaşarken
gördüğümüzde
DA kendi
ilişkimizin
daha iyi
olduğunu
düşünüyoruz.
PERİ
MASALLARINA
ALDANMAYIN
Yazara
göre her
NE kadar
hikayelerde
yaşanan
büyük
aşkları
yaşamayı
beklemesek
de içten
içe
bunun
hayalini
kuruyoruz.
Niven'a
göre
yapmamız
gereken
hayalini
kurduğumuz
büyüyü
partnerimize
karşı
duyduğunuz
sevgide
görmek
ve
masallarda
yaşanan
şeylerin
beklentisi
içine
girmemek.
ORTAK
İLGİ
ALANI
OLUŞTURUN
Günümüzün
çoğunu
kariyer
peşinde
koşmak
ve
gündelik
görevlerimizi
yerine
getirmekle
geçiriyoruz.
Bu DA
kişilerin
ilişkilerinde
ortak
ilgi
alanları
bulmaya
çalışmalarını
son
derece
önemli
kılıyor.
Çünkü
ortak
ilgi
alanları
partnerler
arasında
pozitif
bir
iletişim
ve
eğlencenin
oluşmasını
destekler.
ZİHNİNİZİ
OKUMASINI
BEKLEMEYİN
Üzücü
bir
durumda
olduğunuzda
partnerinizin
sıkıntınızı
kendiliğinden
anlamasını
beklemeyin.
Karşı
taraf
zihninizi
okuyamaz.
Çoğunlukla
partnerimize
duygularımızı
anlatmadan,
bizi
yalnız
bırakmakla
itham
ediyoruz.
Yapmanız
gereken,
partnerinize
hissettiklerinizi
anlatmak.
ACELEYE
GEREK
YOK
Kişilerin
evlenmeye
ve çocuk
doğurmaya
karar
verdiği
yaş
dilimi
son
yüzyılda,
her on
yılda
bir
artıyor.
Yazara
göre bu
durumun
maddi
baskılar
ve
bağımsızlığını
ilan
etmek
gibi pek
çok
nedeni
var.
Acele
etmenize
gerek
yok.
Çünkü
ilişkiler
birinci
gelenin
ödüllendirildiğ
i birer
yarış
değil.
Kitapta
yer Alan
araştırma,
geç
yaşta
evlenmenin
NE
hayat,
NE de
yaşanan
ilişki
üzerinde
negatif
etkisi
olmadığı
kanıtlanıyor.
MİZAH
DUYGUNUZU
GELİŞTİRİN
Yazara
göre bir
ilişkide
iyi bir
mizah
anlayışına
sahip
olmanın
ortalama
bir günü
daha
eğlenceli
kılmaya
ve kötü
bir
günün
yükünü
azaltmaya
faydası
olur.
Yazar;
bu mizah
anlayışının
pozitif
bir yönü
olması
gerektiğinin
altını
çiziyor.
Çünkü
negatif
espriler
sadece
tansiyonu
artırır.
KALİTELİ
ZAMAN
Eğer
birlikte
en çok
zaman
geçirmek
istediğimiz
insanı
bulmuşsak
neden
onunla
mümkün
olan en
kaliteli
zamanı
birlikte
geçirmeyelim
ki!
Çünkü
ilişkiler
birlikte
geçirilen
zamanın
miktarı
ile
değil
kalitesi
ile
gelişir!
GELECEK
ÖNEMLİ
Yazara
göre
bazı
insanlar
ilişkilerinin
başarılı
bir
geçmişi
varsa o
zaman
yapılması
gereken
her
şeyin
başarılmış
olduğunu
düşünme
yanılgısı
içine
giriyor.
Oysa
ilişki
geçmişe
değil,
geleceğe
doğru
inşa
edilir.
AÇIK
OLMAK
ŞART
Bir
ilişkinin
mutlu ya
DA
mutsuz
olduğunu
düşünün.
Partnerlerin
birbirleri
ile
nasıl
iletişim
sağladıkları
çok
önemli.
Yazara
göre
sağlıklı
bir
ilişki
içerisindeki
çiftler,
iyi ya
DA kötü
her NE
yaşıyorlarsa
bunu
partnerleri
ile
paylaşıyor:
"Hiçbir
şeyi
içinizde
tutmayın!
Çünkü
kendi
gerçekliğinizi
paylaştığınız
zaman
hayatınızı
DA
paylaşmış
olacaksınız
ve bu
süreçte
partneriniz
ile
aranızda
oluşacak
olan bağ
her
şeyin
üstesinden
gelmenizde
size
yardımcı
olacaktır!"
ONUNLA
ARKADAŞ
OLUN
Biriyle
yıllar
boyu
süren
bir
araba
yolculuğuna
çıkacağınızı
farz
edin! Bu
sürede
bu
kişiye
son
derece
yakın
olacaksınız.
Dolayısıyla
söz
konusu
kişinin
aynı
zamanda
arkadaşınız
olmasını
DA
istersiniz.
İlişkiyi
sürdüren
geçici
heyecan
ya DA
zevklerden
çok
arkadaşlık,
karşılıklı
saygı,
hayranlık
ve ilgi
olacaktır.
Uzun
vadeli
ilişkiler
gelişimlerini
ve
hayatta
kalmalarını
sağlam
bir
arkadaşlık
temeline
borçludur!
MUTLULUĞU
ÖNCE
KENDİNİZDE
ARAYIN
İnsanlar,
sevgi
dolu
ilişkilere
ihtiyaç
duyar.
Hepimiz
yakın
sosyal
ilişkilerden
fayda
görürüz.
Ancak
çoğumuz
bir
ilişkinin
bizi
tamamlayacağına,
hayatımızdaki
boşlukları
dolduracağına
inanırız!
Halbuki
gerçekte
Kim
olduğunuzla
ilgili
olarak
mutlu
değilseniz,
bir
ilişki
bu
durumu
değiştirmeyecektir!
Bu,
sağlıklı
bir
ilişki
sürdürmenizi
de
zorlaştıracaktı
r!
PARANIN
ÖNEMİ
AZALIR
Hayalimizdeki
partner
varlıklı
biri
olabilir.
Ancak
varlıklı
kişi ile
bir
ilişki
yaşamaya
başladıktan
sonra
paranın
önemi
ilişkinizi
değerlendirirken
etkisiz
bir hale
gelecektir!
Kitapta
yer Alan
araştırma
sonucuna
göre,
sadece
gelirin
veri
olarak
alındığı
bir
ilişkinin
başarısı
ile
ilgili
bir
tahmin
yapmak
imkansız!
Çünkü
servet
bir
ilişkinin
uzunluğu
ve
tatminlik
derecesi
üzerinde
bağlantısız!
ONU
ÖNEMSEYİN
Fikir,
zevk ve
tercihlerinizin
mükemmel
bir
uyumla
buluştuğu
bir
ilişkiyi
NE yazık
ki
yaşayamayacaksı
nız!
Niven;
bu boş
fanteziyi
tercih
etmemenizde
de
ısrarcı...
Zıtlıkların
daima
ilişkiyi
canlı
tuttuğunu,
rehavet
hissinden
uzaklaştırdığını
ve birey
olarak
gelişimi
artırdığını
savunuyor.
İlişkinizdeki
zor
zamanlarda
sizin
için en
önemli
olanın
NE
olduğunu
karşı
tarafa
göstermelisiniz!
Farklılıklara
rağmen
ona
değer
verdiğinizi
göstermeniz;
sağlıklı
bir
ilişkinin
temelini
oluşturur.
SORGULAMAYI
BIRAKIN
Çoğumuz
birlikte
olduğumuz
kişinin
geçmişini
merak
ederiz.
Özellikle
ciddi
ilişkilerini.
Uzun
vadede
endişe,
kıyaslama
ve
eninde
sonunda
kavga
ortamı
yaratacaktır.
Siz;
birlikte
olduğunuz
kişinin
geçmişteki
partnerleri
ile bir
yarışma
içerisinde
değilsiniz.
KENDİNİZE
İNANIN
İlişki
bir
ihtiyaç
değildir.
Özde;
sağlığınız
ve
mutluluğunuz
için bir
ilişkiye
ihtiyacınız
yok.
Yaşadığınız
ilişki
belki de
hayatınızın
önemli
bir
kısmını
teşkil
edebilir,
AMA siz
hayatta
kalmak
ve
gelişmek
için
gerekli
olanlara
zaten
sahipsiniz!
İçinde
bulunduğunuz
durum
her NE
olursa
olsun;
kendinize
inanın
ve önce
tek
başınıza
ayakta
durabildiğiniz
gerçeğini
kabul
edin.
Çevrenizdekilerinfik
irlerini
dinlemeyin
Önemli
bir
karar
vermemiz
gerektiğinde
genellikle
ikinci
bir
görüş
alırız!
Niven;
bu
eğilimi
kesinlikle
desteklemiyor.
İki
kişinin
oluşturduğu
dünyayı,
aradaki
iletişim
ya da
elektriğin
seyrini
üçüncü
kişilerin
asla
çözümleyemeyeceğ
ini
vurguluyor
ve
ilginç
saptamalarda
bulunuyor:
"Birincisi;
hiç
kimse
sizin
gerçekten
neye
ihtiyaç
duyduğunuzu
ve neye
değer
verdiğinizi
sizden
iyi
değerlendiremez.
İkincisi
insanlar
başkalarının
ilişkileri
konusunda
kendi
ilişkilerine
nazaran
daha
olumsuzdur.
Kısacası
akıl
danıştığınız
kişiler;
ilişkinizdeki
negatif
yönleri
görmeye
pozitif
yönleri
görmekten
daha
meyillidir!"
Korkuya
yenik
düşmeyin
Kendi
ayakları
üzerinde
duran,
ne
istediğini
bilen
bir
kadın
olmanıza
rağmen;
benliğinizi
doğru
şekilde
yansıtmanız
kimi
zaman
mümkün
olmayabilir.
Fobiler
ilişkileri
olumsuz
yönde
etkileyebilen
nedenler
arasında.
O
gerçekte
nasıl
biri,
geçmişte
yaşadıklarımızın
yine
yaşayacak
mısınız,
sizden
nasıl
bir
birliktelik
bekliyor,
bencil
mi,
sorumsuz
mu? Bu
gibi
sorular;
her
kadının
hayatının
bir
döneminde
zihnine
üşüşebilir.
Oysa;
olumsuz
bir
durum
ile
karşılaşacağınızda
ilişkinizi
sorgulamaktan
vazgeçmeniz
gerekiyor.
İşlerinizi
eve
getirmeyin
İş
gününüz
sona
erdiğinde
işiniz
tamamıyla
ofiste
kalmalı.
Zihninizden
de
silinmeli!
Kitapta
yer alan
bir
araştırma
sonucuna
göre;
çalışmaya
ya da iş
düşünmeye
neredeyse
hiç ara
vermeyen
işkoliklerin
diğer
kişilere
oranla
özel
yaşamlarından
memnun
olduklarını
söylememelerinin
üç kat
daha
olası
bir
durum
olduğu
belirtiliyor.
Acılarınızı
unutmalısınız!
Kırıldınız
ve sonra
sizden
özür
dilendi.
Çok acı
çektiniz
ama
karşı
tarafı
affetmeye
karar
verdiniz!
Ancak
içinizdeki
acı
hemen
ortadan
kaybolmuyor
ve
hissettiğiniz
bu
acının
travmasını
içinizde
taşıyorsunuz.
Ama bu
acıyı
geride
bırakabilmeyi
öğrenmelisiniz!
Çünkü
acıyı
içinizde
tutmanız,
yaranın
taze
kalmasına
neden
olur.
Mükemmeli
aramayı
bırakın
20
Günümüzde
mutsuz
birlikteliklerin
belki de
en büyük
nedeni;
'Daha
mükemmelini
yaşayabilirim'
düşüncesinden
kaynaklanıyor.
Sağlıklı
ve
tatmin
edici
ilişki
daima
mevcuttur
ya da
yaratılabilir!
'Mükemmel
ilişki'
diye bir
kavram
asla var
olmamıştır.
Bu
nedenle;
Her
konuda
sizinle
hemfikir
olan ya
da her
an sizi
mutlu
edebilecek
biri ile
karşılaşmayı
ısrarla
beklemek
yerine;
sizi en
fazla
tatmin
eden
ilişkiyi
yeşertmeyi
denemelisiniz.
|